Anne Yüreği

Zeynep Orhan, Osmangazi/Bursa)

Manevi sohbetlerimden birinde tanıdığım bir genç kız. Muhtemelen 19-20 yaşlarında ve içine kapanık biri. Kimseyle görüşmek konuşmak istemiyor. Daha sonradan öğrendiğime göre uyuşturucu kullanıyormuş. Hikâyemizin iyilik kahramanı ise onun annesi. Evladı için evinden ayrılmış, kocasını çocuklarını bırakarak onlardan uzak yaşamayı kabullenmiş olan annesi. Kızı nereye giderse o da arkasından oraya gidiyor. Zaten kurumda bulunma sebepleri de kızını eve dönmeye ikna etmek.

Bir gün o anne bana dedi ki: “Hocam, kızımla çok konuştum, uyuşturucudan uzak durması, tedaviyi kabul etmesi için ona defalarca yalvardım. Fakat bir türlü sözümü dinletip onu ikna edemiyorum. Ama peşini de bırakmıyorum. Çünkü biliyorum ki onu bıraktığımda şu halinden daha kötü durumda olacak ve ben onu hepten kaybedeceğim. Sürekli benim abarttığımı ve çok konuştuğumu söylüyor. Ne olur siz uyuşturucunun zararları hakkında bir şeyler anlatsanız. Belki sizi dinler de sözleriniz kalbine tesir eder.”

Annenin hali, tavrı, gözyaşları ve kızı için çırpınışları beni çok etkilemişti. Söze nasıl başlayıp ne anlatacağımı ve ne ile karşılaşacağımı bilemeden sohbete başladım. Bir kadın soru sormak istediğini söyleyerek elini kaldırdığında aklımda annenin o sözleri vardı. Karşımda ise bedeni odada fakat zihni dışarda olan bir genç kız. Soruyu soran kadın hamileydi ve kontrole gittiğinde doktor bebeğin zihinsel özürlü olacağını söylemiş. Bebeğin babası uyuşturucu kullanıyormuş ve anne bebeğinin özürlü olacak olmasından dolayı babayı sorumlu tutuyordu… Kadın konuşurken o ana kadar bizi duymayan genç kız birden dikkat kesildi. Yüz ifadesinin ciddi anlamda değiştiğini gördüm. Böylece konu açılmış ve biz uyuşturucunun zararları hakkında konuşmanın ötesine geçmiş, zararlarını bizzat yaşamış bir kimsenin ağzından canlı canlı dinleme imkânı bulmuştuk.

Comments are closed.